Skip to main content

Plexr 

Plexr, plazma enerjisiyle çalışan, cerrahiye gerek kalmadan estetik uygulamaların yapılmasına imkan tanıyan modern bir teknolojidir. Cihaz cilde temas etmeden çalışır ve havadaki gazları iyonize ederek plazma enerjisi oluşturur. Bu enerji, cildin üst tabakasında kontrollü bir şekilde buharlaşma (sublimasyon) sağlar. Böylece fazla veya sarkmış deri dokusu alınır, aynı zamanda cilt altında kollajen ve elastin üretimi tetiklenir. Bu sayede ciltte sıkılaşma, toparlanma ve gençleşme etkisi ortaya çıkar.

En çok bilinen kullanım alanı ameliyatsız göz kapağı estetiğidir. Üst göz kapağındaki deri fazlalıkları, kesi ve dikiş olmadan giderilebilir, alt göz kapağında torbalanma görünümü hafifletilebilir. Bunun yanı sıra Plexr, yüz bölgesinde ince kırışıklıkların ve dudak üstü çizgilerinin azaltılmasında, akne izleri ve cilt lekelerinin tedavisinde, ben, siğil ve et beni gibi küçük deri oluşumlarının alınmasında da güvenle kullanılmaktadır. Boyun, dekolte ve vücuttaki gevşeklik ve sarkmalarda da toparlayıcı etkisi vardır.

Uygulama sırasında cilde anestezik krem sürülerek bölge uyuşturulur, böylece işlem konforlu hale gelir. Cihazın ucu cilde değmeden plazma enerjisi uygulanır ve işlem genellikle 20–40 dakika sürer. Uygulama sonrasında hafif kızarıklık, ödem ve küçük kabuklanmalar görülmesi normaldir. Bu kabuklar 5–7 gün içinde kendiliğinden dökülür ve alttan daha taze, sıkı ve pürüzsüz bir cilt ortaya çıkar. İlk etkiler işlem sonrası fark edilmeye başlansa da asıl sonuçlar 2–4 hafta içinde belirginleşir. Elde edilen etki, yaşlanma sürecine bağlı olarak birkaç yıl boyunca kalıcılığını koruyabilir.

Plexr, kesi, dikiş, kanama ve uzun iyileşme süreci gerektirmemesiyle cerrahiye güçlü bir alternatif sunar. Sosyal hayata dönüş çok hızlıdır, doğal görünümlü sonuçlar sağlar ve tüm cilt tiplerinde güvenle uygulanabilir. Bu özellikleri sayesinde Plexr, günümüzde medikal estetik alanında en çok tercih edilen, etkili, güvenli ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Cihazlarımız

 

Baby Face Ultra Glo 

Baby Face Ultra™, 1927 nm Thulium lazer teknolojisi ile özel olarak geliştirilmiş dermokozmetik içeriklerin birleşiminden oluşan yeni nesil bir cilt yenileme sistemidir. Bu yöntem, lazerin cilt yüzeyinde açtığı gözle görünmeyen mikro kanallar sayesinde dermokozmetik içeriklerin cildin derin tabakalarına iletilmesini sağlar. Böylece cilt, sadece yüzeyde değil, içten dışa doğru onarılır ve doğal yenilenme süreci başlatılır. Zamanla oluşan yaşlanma belirtileri, güneş hasarı, çevresel faktörler, stres, hormonal değişiklikler ve yaşam tarzı etkileri cildin mat, yorgun, lekeli ve yaşlı görünmesine neden olur. Baby Face Ultra, bu sorunlarla mücadele ederek cildin daha sağlıklı, parlak ve canlı görünmesini sağlar.

Uygulama sırasında ciltte yalnızca hafif bir sıcaklık hissedilir, ağrı ya da rahatsızlık oluşmaz. İşlem oldukça konforlu olup anesteziye gerek duyulmaz. Ortalama 20–30 dakika süren uygulamanın ardından kişi günlük hayatına hemen dönebilir. Baby Face Ultra’nın en büyük avantajlarından biri de minimum iyileşme süresi gerektirmesidir. İşlem sonrası hafif kızarıklık görülebilir, ancak bu etki birkaç saat içinde kaybolur. İlk seanstan itibaren ciltte parlaklık ve canlılık gözlemlenir. Lazerin tetiklediği kollajen üretimi sayesinde cilt zamanla daha sıkı, pürüzsüz ve genç bir görünüm kazanır.

Baby Face Ultra, ince çizgiler ve kırışıklıkların görünümünü azaltır, güneş lekelerini hafifletir, gözenekleri sıkılaştırır ve cilt tonunu eşitler. Aynı zamanda akne izlerinin görünümünü azaltarak daha pürüzsüz bir doku kazandırır. Düzenli seanslarla elde edilen etki kalıcı hale gelir ve cilt geçmişin izlerinden arınarak daha taze ve sağlıklı bir yapıya kavuşur. Ameliyatsız ve non-invaziv bir yöntem olması, cerrahi işlemden çekinen ya da günlük yaşamına hızlı dönüş yapmak isteyen kişiler için büyük bir avantajdır.

Sonuç olarak Baby Face Ultra, lazer teknolojisi ile dermokozmetik içerikleri buluşturan devrim niteliğinde bir uygulamadır. Yaşlanma belirtilerini azaltmak, ciltteki yorgun ve mat görünümü gidermek, lekeleri hafifletmek ve daha genç, parlak bir cilde kavuşmak isteyen herkes için etkili, güvenli ve pratik bir çözümdür. Düzenli uygulamalarla cilt hem kısa sürede gözle görülür bir canlılık kazanır hem de uzun vadede zamana meydan okuyan sağlıklı bir ışıltıya kavuşur.

 

Scarlet X

Scarlet X, cilt gençleştirme ve yenileme alanında kullanılan en son teknolojiye sahip bir uygulamadır. Mikroiğneleme ve radyofrekans enerjisini aynı anda cilde ileten bu sistem, cilt yüzeyini zedelemeden derin tabakalara etki ederek kollajen ve elastin üretimini tetikler. Böylece cilt, içten dışa doğru onarılır, sıkılaşır ve daha canlı bir görünüme kavuşur. Zamanla oluşan kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, geniş gözenekler ve sarkmalar Scarlet X sayesinde gözle görülür şekilde azalır.

Uygulama sırasında çok ince altın kaplı mikroiğnelerle cildin belirlenen derinliklerine radyofrekans enerjisi gönderilir. Bu enerji, cildin kontrollü bir şekilde ısınmasını sağlar ve doğal iyileşme sürecini başlatır. İşlem sırasında hasta yalnızca hafif bir batma veya sıcaklık hisseder, bu nedenle oldukça konforludur. Ortalama 30–40 dakika süren seans sonrasında ciltte hafif kızarıklık oluşabilir, ancak bu durum kısa süre içinde kaybolur ve kişi günlük yaşamına hemen dönebilir.

Scarlet X, yalnızca yüz bölgesinde değil; boyun, dekolte, karın ve kol gibi vücudun farklı bölgelerinde de güvenle uygulanabilir. İnce çizgiler, kırışıklıklar, akne ve akne izleri, genişlemiş gözenekler, ciltteki elastikiyet kaybı, çene hattındaki sarkmalar ve cilt tonu düzensizlikleri üzerinde etkili sonuçlar verir. Düzenli uygulamalarla cildin daha pürüzsüz, sıkı ve genç görünmesi sağlanır.

Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kısa sürede gözle görülür sonuçlar sunması Scarlet X’in en büyük avantajlarından biridir. Ayrıca doğal bir iyileşme mekanizması tetiklendiği için elde edilen sonuçlar kalıcı olur ve zamanla cildin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasına yardımcı olur. İşlem, güvenli ve FDA onaylı teknolojisi sayesinde her cilt tipine uygun şekilde uygulanabilir.

Sonuç olarak Scarlet X, mikroiğneleme ve radyofrekans teknolojisini bir araya getirerek cilt gençleştirme alanında öne çıkan, etkili ve güvenli bir yöntemdir. Cerrahiye başvurmadan, minimum iyileşme süresiyle cildini yenilemek ve daha sıkı, canlı, parlak bir görünüme kavuşmak isteyenler için güçlü bir alternatiftir. Düzenli seanslarla ciltteki yaşlanma belirtileri belirgin şekilde azalır ve cilt zamana karşı daha dirençli hale gelir.

Ultracell Q Plus LIFU

Ultracell Q Plus LIFU, ameliyatsız yüz ve vücut gençleştirme alanında kullanılan ileri teknoloji bir uygulamadır. LIFU (Low-Intensity Focused Ultrasound) yani düşük yoğunluklu odaklanmış ultrason enerjisini kullanarak cilt altındaki bağ dokusunu ve kas yapısını hedefler. Bu yöntem, cilt yüzeyine zarar vermeden derin tabakalarda mikro düzeyde uyarım oluşturarak kollajen ve elastin üretimini artırır, böylece cilt sıkılaşır, toparlanır ve daha genç bir görünüm kazanır. Zamanla oluşan sarkmalar, elastikiyet kaybı, ince çizgiler ve cilt gevşekliği Ultracell Q Plus LIFU sayesinde gözle görülür şekilde azalır.

Uygulama sırasında odaklanmış ultrason dalgaları belirlenen bölgelere iletilir ve cilt altındaki dokuda kontrollü bir etki yaratılır. İşlem genellikle ağrısızdır, yalnızca hafif bir ısı veya batma hissi hissedilebilir ve çoğu kişi için oldukça konforludur. Seans süresi uygulama alanına bağlı olarak 30–60 dakika arasında değişir. İşlem sonrası kişi günlük yaşamına hemen dönebilir, çünkü herhangi bir kesi, dikiş veya kanama söz konusu değildir.

Ultracell Q Plus LIFU yalnızca yüz için değil; boyun, çene hattı, karın, kol ve vücutta gevşeklik görülen diğer bölgelerde de uygulanabilir. Özellikle kaş kaldırma, çene hattı belirginleştirme, göz çevresi toparlama ve cilt sıkılaştırma gibi uygulamalarda oldukça etkili sonuçlar verir. Düzenli seanslarla cilt daha pürüzsüz, elastik ve genç görünür, aynı zamanda uzun vadede doğal kollajen üretimi desteklendiği için etkisi kalıcı hale gelir.

Sonuç olarak Ultracell Q Plus LIFU, cerrahi müdahale gerektirmeyen, güvenli, minimal iyileşme süresi ile hızlı ve etkili sonuçlar sunan bir estetik uygulamadır. Ciltteki yaşlanma belirtilerini azaltmak, sarkmaları toparlamak ve genç, sıkı ve canlı bir görünüm elde etmek isteyenler için güçlü bir alternatiftir. Düzenli uygulamalar sayesinde cilt hem kısa sürede gözle görülür bir canlılık kazanır hem de zamanla daha dirençli ve sağlıklı bir yapıya kavuşur.

Eyelit Karboksiterapi

Eyelit Karboksiterapi, cilt yenileme ve gençleştirme alanında kullanılan etkili ve non-invaziv bir medikal estetik yöntemidir. Bu uygulama, karbondioksit (CO₂) gazının cilt altına kontrollü bir şekilde enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Karbondioksit, dokularda kan dolaşımını artırarak oksijenlenmeyi ve metabolik aktiviteyi yükseltir. Bu sayede cilt hücreleri daha aktif çalışır, kolajen ve elastin üretimi artar, cilt sıkılaşır ve gençleşir. Zamanla göz altı morlukları, ince çizgiler, sarkmalar ve ciltteki solgunluk Eyelit Karboksiterapi ile gözle görülür şekilde azalır.

Uygulama sırasında, ince uçlu bir iğne ile CO₂ gazı cilt altına verilerek dokularda mikrosirkülasyon sağlanır. İşlem genellikle kısa sürede tamamlanır ve çoğu kişi için ağrısızdır, sadece hafif bir karıncalanma veya basınç hissi oluşabilir. İşlem sonrası günlük hayata hemen dönmek mümkündür, çünkü herhangi bir kesi, kanama veya uzun iyileşme süresi gerektirmez.

Eyelit Karboksiterapi, göz altı bölgesi başta olmak üzere yüz, boyun, dekolte ve vücutta farklı bölgelerde uygulanabilir. Özellikle göz altındaki koyu halkalar, torbalanmalar, ince çizgiler ve cilt elastikiyet kaybı üzerinde etkili sonuçlar verir. Düzenli uygulamalar ciltte daha pürüzsüz, parlak ve sıkı bir görünüm sağlarken, kan dolaşımının artması sayesinde cilt daha canlı ve sağlıklı bir yapıya kavuşur.

Sonuç olarak Eyelit Karboksiterapi, cerrahi müdahale gerektirmeyen, güvenli ve hızlı sonuçlar sunan bir estetik yöntemdir. Göz altı morluklarını azaltmak, ince çizgileri hafifletmek, cilt elastikiyetini artırmak ve daha genç, sağlıklı bir görünüm kazanmak isteyen kişiler için ideal bir uygulamadır. Düzenli seanslarla cilt hem kısa sürede gözle görülür bir canlılık kazanır hem de uzun vadede zamana karşı daha dirençli bir hale gelir.

İletişim

Kurumsal

Hızlı Menü